Menü Kapat

Karşılaşılan Zorluklar ve Sanayileşme Sürecindeki Yeri

Türkiye’nin sanayileşme tarihi, 19. yüzyılın sonlarından itibaren devletin kalkınma çabalarıyla şekillenen, inişli çıkışlı bir serüven olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu serüvenin en önemli kilometre taşlarından biri, 1954 yılında Ankara’da temelleri atılan ve 8 Mart 1955’te ilk traktörünü üreten Türk Traktör ve Ziraat Makineleri A.Ş. olmuştur. Türk Traktör, yalnızca bir fabrika olmanın ötesinde, Cumhuriyet’in tarımda makineleşme vizyonunun somutlaştığı, yabancı sermaye ile yerli girişimciliğin kesiştiği ve Türkiye’nin otomotiv sanayisine açılan ilk kapılardan biri olma özelliğini taşımaktadır.

Bu çalışma, Türkiye’nin ilk traktör fabrikasının kuruluş hikâyesini, karşılaştığı zorlukları, dönemin ekonomik ve siyasi koşullarını ve fabrikanın Türk sanayi tarihindeki yerini akademik bir perspektifle ele almayı amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında, fabrikanın kuruluş süreci, ilk üretim faaliyetleri, karşılaşılan finansal ve teknik zorluklar, devlet politikalarının etkisi ve fabrikanın zaman içindeki dönüşümü incelenecektir.


1. Tarihsel Arka Plan: Cumhuriyet’in İlk Yıllarından 1950’lere Tarım ve Makineleşme

1.1 Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Tarımsal Miras

Cumhuriyet’in ilan edildiği 1923 yılında Türkiye nüfusunun yaklaşık %80’i tarımla uğraşmakta ve ulusal gelirin yarıdan fazlası tarım sektöründen sağlanmaktaydı. Ancak bu büyük potansiyele rağmen tarımsal üretim, ilkel yöntemlerle yapılmakta, verimlilik oldukça düşük düzeylerde seyretmekteydi. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde başlayan modernleşme çabaları, tarım alanında da kendini göstermiş, ancak yeterli altyapı ve sermaye birikimi olmadığı için istenen sonuçlar alınamamıştı.

Cumhuriyet’in ilanını takip eden yıllarda, Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde tarımsal kalkınmaya büyük önem verilmiştir. Atatürk’ün bizzat kullandığı traktörler ve Gazi Orman Çiftliği’ndeki modern tarım uygulamaları, bu alandaki vizyonun en somut göstergeleri arasında yer almaktadır. Nitekim ilerleyen yıllarda Türk Traktör’ün ilk üretiminin, Atatürk’ün traktör kullandığı Gazi Orman Çiftliği arazisinde gerçekleşmesi de bu bağlamda anlamlı bir tesadüf olarak değerlendirilmelidir.

1.2 Marshall Planı ve Demokrat Parti Dönemi Tarım Politikaları

II. Dünya Savaşı’nın ardından ABD tarafından başlatılan Marshall Planı, Türkiye’nin tarımsal kalkınmasında bir dönüm noktası olmuştur. 1948 yılında yürürlüğe giren bu yardım programı kapsamında Türkiye’ye önemli miktarda traktör, biçerdöver ve diğer tarım makineleri gönderilmiştir. Bu yardımlar sayesinde traktör sayısı hızla artmış, 1949 yılında 9.170 olan traktör sayısı 1950’li yılların ortalarında önemli ölçüde yükselmiştir.

Demokrat Parti’nin 1950 yılında iktidara gelmesiyle birlikte, tarımda makineleşme politikaları daha da hız kazanmıştır. Partinin temel vaatlerinden biri olan “her köylüye traktör” söylemi, dönemin popülist politikalarının en önemli unsurlarından birini oluşturuyordu. Bu süreçte, ithal edilen traktörlerin sayısı hızla artarken, aynı zamanda yerli üretim ihtiyacı da kendini göstermeye başlamıştır.

1.3 Yerli Üretim İhtiyacının Ortaya Çıkışı

Traktör ithalatının hızla artması, beraberinde iki önemli sorunu getirmiştir. Birincisi, yedek parça ve bakım hizmetlerinin yetersizliği; ikincisi ise sürekli artan döviz ihtiyacıdır. Bu sorunların aşılması, traktörlerin Türkiye’de üretilmesi gerekliliğini gündeme getirmiştir. Ayrıca, dönemin hükümeti tarafından benimsenen ithal ikameci sanayileşme modeli, yerli traktör üretimini teşvik eden bir diğer önemli faktör olmuştur.

Bu bağlamda, 1954 yılında atılan adımlar, Türkiye’nin traktör üretimindeki ilk ciddi girişimi olarak tarihe geçecektir.


2. Türk Traktör ve Ziraat Makineleri A.Ş.’nin Kuruluş Süreci

2.1 Uçak Motoru Fabrikası’ndan Traktör Fabrikası’na

Türk Traktör’ün kuruluş hikâyesi, aslında bir dönüşüm hikâyesidir. Fabrikanın kurulduğu tesis, daha önce Türk Hava Kurumu’na (THK) ait olan Uçak Motoru Fabrikası’ydı. Bu fabrika, Atatürk’ün havacılığa verdiği önemin bir yansıması olarak inşa edilmiş, ancak zamanla işlevini yitirmişti. 1954 yılında, bu tesisin traktör üretimi için kullanılmasına karar verilmesi, Türk sanayi tarihinde önemli bir kırılma noktası olmuştur.

Tesisin bu dönüşümü, aynı zamanda dönemin sanayi politikalarının da bir yansımasıdır. Havacılık sanayisinin geliştirilmesi konusunda yaşanan zorluklar, mevcut altyapının farklı alanlarda değerlendirilmesi ihtiyacını doğurmuştur. Bu bağlamda, THK’nın Etimesgut’taki tesisleri, traktör üretimi için ideal bir konum ve altyapı sunmaktaydı.

2.2 Ortaklık Yapısı: Yerli ve Yabancı Sermayenin Buluşması

Türk Traktör’ün kuruluşundaki en dikkat çekici özelliklerden biri, ortaklık yapısı olmuştur. Fabrika, ABD merkezli Minneapolis-Moline Company ile Türk kamu kurumlarının ortaklığıyla hayata geçirilmiştir. Bu ortaklık, dönemin şartlarında oldukça ileri bir iş birliği modelini temsil etmektedir.

Şirketin kuruluşuna ilişkin ön protokol, Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKE), Toprak Mahsulleri Ofisi (TZDK), Ziraat Bankası, Tariş, Çukobirlik ve Minneapolis-Moline arasında imzalanmıştır. Bu protokole göre:

  1. Şirketin merkezi Ankara olacaktır.

  2. Şirketin süresi 25 yıl olarak belirlenmiştir.

  3. Ortaklarca oluşturulan sermaye 20 milyon TL’dir.

  4. Minneapolis-Moline Co., gerek duyulan yerli ve yabancı personeli sağlayarak fabrikayı işletecektir.

  5. Türk personelin oranı en geç beş yıl içinde en az %90’a çıkarılacaktır.

Bu ortaklık yapısı, hem teknoloji transferini hem de yerli işgücünün yetişmesini hedefleyen dengeli bir model olarak dikkat çekmektedir.

2.3 Resmî Kuruluş ve Tarihsel Günler

Türk Traktör ve Ziraat Makineleri A.Ş.’nin resmî kuruluşu, 25 Haziran 1954 tarihli Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanmış ve 29 Temmuz 1954 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu tarihler, Türk sanayi tarihi açısından önemli bir dönüm noktasını teşkil etmektedir.

Fabrikanın işletmeye açılmasının ardından, yaklaşık 8 aylık bir hazırlık ve deneme süreci yaşanmıştır. Bu süreçte, makinelerin kurulumu, personelin eğitimi ve üretim süreçlerinin test edilmesi gibi önemli aşamalar tamamlanmıştır.

2.4 İlk Traktörün Üretimi: 8 Mart 1955

Türkiye’nin ilk traktörü, 8 Mart 1955 tarihinde Türk Traktör tesislerinde üretilmiştir. Bu ilk model, 31 beygir gücünde bir traktördü ve “Minneapolis-Moline” markasıyla üretilmişti. İlk üretilen traktör, 6 Nisan 1955’te Toprak Mahsulleri Ofisi’ne (TZDK) teslim edilmiştir.

Bu tarihsel olayın önemi, yalnızca bir traktörün üretilmesinden ibaret değildir. Bu traktör, Türkiye’nin motorlu tarım çağına geçişinin, yerli sanayiinin gelişiminin ve teknolojik bağımsızlık hedefinin somut bir göstergesi olmuştur. Ayrıca, bu üretimin Gazi Orman Çiftliği arazisinde gerçekleşmesi, Atatürk’ün tarımsal kalkınma vizyonunun bir nevi devamı niteliğini taşımaktadır.


3. Üretim Süreci ve Gelişim

3.1 İlk Yıllar: 1955-1958 Dönemi

Türk Traktör, ilk üretim yıllarında montaj tipi üretim modelini benimsemiştir. Bu model, ABD’den getirilen parçaların Türkiye’de birleştirilmesi esasına dayanıyordu. İlk yıllardaki üretim rakamları şu şekilde gerçekleşmiştir:

  • 1955-1957 yılları arasında 1.202 adet traktör üretilmiştir.

  • 1958 yılında ise 1.065 adet traktör üretilmiştir.

Bu rakamlar, dönemin şartları düşünüldüğünde önemli bir üretim başarısını temsil etmektedir. Ancak asıl önemli olan, bu üretim faaliyetlerinin zaman içinde giderek daha fazla yerli katkı payı ile gerçekleştirilmeye başlanmasıdır.

3.2 Yerli Katkı Payının Artırılması

Türk Traktör’ün kuruluş sözleşmesinde yer alan en önemli hükümlerden biri, Türk personelin oranının beş yıl içinde en az %90’a çıkarılmasıydı. Bu hedef doğrultusunda, fabrikada çalışan Türk mühendis ve teknisyenlerin sayısı giderek artırılmıştır.

Yerli katkı payının artırılmasındaki en önemli dönüm noktası, 1961 yılında yaşanmıştır. Bu yıl, traktörlerdeki yerli katkı payı %43 seviyesine çıkarılmıştır. Bu oran, 1962 yılında daha da yükselerek %50’ye ulaşmıştır.

Bu başarı, yalnızca bir montaj fabrikası olmaktan çıkıp, giderek daha fazla parçanın yerli üretimle karşılandığı bir yapıya dönüşme sürecinin en önemli göstergesidir. Aynı dönemde, traktör dışında haşbay (saman makinesi), yol silindiri ve pulluk gibi ürünler de imal edilerek satılmaya başlanmıştır.

3.3 FIAT ile İş Birliği ve Yeni Dönem

1962 yılı, Türk Traktör için bir diğer önemli dönüm noktası olmuştur. Bu yılın ikinci yarısında, ilk FIAT traktörünün montajına başlanmıştır. Minneapolis-Moline ile başlayan iş birliğine FIAT’ın da eklenmesi, şirketin ürün yelpazesini genişletmiş ve farklı teknolojilerin transferini sağlamıştır.

Bu dönemde şirket, yalnızca traktör değil, aynı zamanda çeşitli tarım makineleri de üretmeye başlamıştır. Bu çeşitlendirme, şirketin tarım sektörüne daha kapsamlı hizmet vermesini sağlamıştır.

3.4 Yabancı Ortaklıkta Değişim

1961 yılında, yabancı ortak Minneapolis-Moline’nin geçirdiği değişiklik sonucunda, şirketteki 6 milyon TL’lik hisse senetleri, ABD’de kurulu Motec Industries Inc.’e devredilmiştir. Bu devir, şirketin yönetim yapısında herhangi bir değişikliğe yol açmamış, ancak yabancı ortaklık ilişkisinin devamlılığını sağlamıştır.


4. Karşılaşılan Zorluklar

4.1 Finansal Zorluklar

Türk Traktör’ün karşılaştığı en önemli zorluklardan biri, finansal sıkıntılar olmuştur. Özellikle 1959 yılı, şirket için oldukça zor geçmiştir. Bu yıl, döviz sıkıntısı üretim faaliyetini aksatmış ve ardından Türk Lirası sıkıntısı da başlamıştır. Bu durum, şirketin üretim planlamasını ciddi şekilde etkilemiş ve yedek parça temininde güçlükler yaşanmasına neden olmuştur.

Finansal sıkıntıların aşılmasında en önemli rolü Ziraat Bankası üstlenmiştir. Bankanın sağladığı destek sayesinde, şirket üretim faaliyetini sürdürebilmiş ve 1960 yılında 630 traktörün imalat ve satışını gerçekleştirebilmiştir. Bu dönem, şirket için kârlı bir dönem olarak kapanmıştır.

4.2 Teknik Zorluklar

Teknik zorluklar, Türk Traktör’ün kuruluş ve işletme sürecinde karşılaştığı bir diğer önemli engeldir. Traktör üretimi, yüksek düzeyde mühendislik bilgisi ve hassas işçilik gerektiren bir alandır. Türkiye’nin bu alanda yeterli deneyime sahip olmaması, özellikle ilk yıllarda ciddi sorunlara yol açmıştır.

Bu zorlukların aşılmasında, Minneapolis-Moline’nin sağladığı teknik destek ve eğitim programları belirleyici olmuştur. Sözleşme gereği, şirketin ihtiyaç duyduğu yerli ve yabancı personel Minneapolis-Moline tarafından sağlanmıştır. Bu sayede, Türk mühendis ve teknisyenler, traktör üretim teknolojilerini bizzat uygulamalı olarak öğrenme fırsatı bulmuştur.

4.3 Sosyal ve Siyasi Zorluklar

1960 yılı, Türkiye için önemli bir siyasi kırılma noktası olmuştur. 27 Mayıs 1960 askerî müdahalesi, ülkede siyasi ve sosyal bir çalkantıya neden olmuştur. Bu ortamda, Türk Traktör’ün üretim faaliyetlerini sürdürmesi önemli bir başarı olarak değerlendirilmelidir.

Şirketin kendi belgelerinde, bu dönemde “olumsuzluklara ve sosyal çalkantıya rağmen” üretimin devam ettiği ve dönemin kârla kapandığı ifade edilmektedir. Bu durum, şirketin kurumsal direncini ve yönetim kalitesini göstermesi açısından önemlidir.


5. İkinci Girişim: Uzel Traktör Fabrikası

Türk Traktör’ün başarısının ardından, Türkiye’de ikinci bir traktör üretim girişimi daha olmuştur. Bu girişim, daha sonra Uzel adıyla anılacak olan şirketin temellerini oluşturmuştur.

5.1 Kuruluş ve Tarihçe

Uzel, 1935 yılında Bursa’da kurulmuş, 1940 yılında İstanbul’a taşınmıştır. Şirketin kurucusu İbrahim Uzal, Bulgaristan ve Romanya’dan göç eden bir ailenin mensubu olup, iş hayatına küçük bir atölyede başlamıştır.

Uzel, 1954 yılında traktör üretimine yönelik faaliyetlere başlamış ve kısa sürede Türkiye’nin önemli traktör üreticilerinden biri haline gelmiştir. 1964 yılında, motor üretimine başlamak üzere İngiliz Perkins Engines Limited ile lisans anlaşması imzalamıştır.

5.2 Uluslararası Başarı ve Çöküş

Uzel, 1970’li ve 1980’li yıllarda dünya traktör üreticileri arasında ilk 10’a girmeyi başarmış, 85 ülkeye ihracat yapacak bir konuma ulaşmıştır. Bu başarı, Türk mühendisliğinin ve üretim kalitesinin uluslararası düzeyde kabul gördüğünü göstermesi açısından önemlidir.

Ancak Uzel, tıpkı daha sonra Türk Traktör’ün de karşılaşacağı türden sorunlarla yüzleşmiştir. Şirket, 2005 yılında Alman bir şirkete satılmış, 2012 yılında ise iflas etmiştir. 148 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan Uzel’in çöküşü, Türk sanayisinin en büyük kayıplarından biri olarak tarihe geçmiştir.


6. Üçüncü Girişim: TÜMOSAN

Türkiye’nin traktör üretimindeki üçüncü büyük girişimi, 1976 yılında Konya’da kurulan TÜMOSAN (Türk Motor Sanayi A.Ş.) olmuştur.

6.1 Kuruluş Vizyonu

TÜMOSAN, 1976 yılında motor tahrik ve aktarma organları üretmek amacıyla kurulmuştur. Şirketin kuruluşunda, dönemin başbakanı Necmettin Erbakan’ın öncülüğü ve “ağır sanayi hamlesi” vizyonu etkili olmuştur.

TÜMOSAN’ın kuruluşundaki temel hedef, tamamen yerli bir traktör ve motor üretmekti. Bu hedef doğrultusunda, ilk olarak İtalyan Fiat ile traktör ve traktör motorları konusunda bir lisans anlaşması yapılmıştır.

6.2 “Türk Boğası” ve Yerli Üretim

TÜMOSAN, zaman içinde kendi tasarımı olan traktörleri üretmeye başlamış ve “Türk Boğası” lakabıyla anılır olmuştur. Şirket, özellikle dizel motor ve aktarma organları konusunda önemli bir teknolojik birikim elde etmiştir.

TÜMOSAN, 2004 yılında özelleştirilerek Albayrak Holding’e devredilmiştir. Günümüzde TÜMOSAN, traktör ve motor üretimine devam etmekte olup, Türkiye’nin önde gelen tarım makinesi üreticilerinden biri konumundadır.


7. Devletin Rolü ve Sanayi Politikaları

7.1 Marshall Planı’nın Etkisi

Türk Traktör’ün kuruluş sürecinde Marshall Planı’nın rolü büyük olmuştur. ABD’nin savaş sonrası dönemde uyguladığı bu yardım programı, Türkiye’ye önemli miktarda tarım makinesi ve teknoloji transferi yapılmasını sağlamıştır.

Marshall Planı kapsamında Türkiye’ye gönderilen traktörler, ülkede traktör kullanımını yaygınlaştırmış ve yerli üretim için bir pazar oluşmasına zemin hazırlamıştır. Aynı zamanda, bu yardımlar Türk mühendislerinin modern tarım teknolojileriyle tanışmasını sağlamıştır.

7.2 İthal İkameci Sanayileşme Modeli

1950’li yıllarda Türkiye’de benimsenen ithal ikameci sanayileşme modeli, yerli üretimi teşvik eden en önemli politika aracı olmuştur. Bu model kapsamında, yurt dışından ithal edilen ürünlere yüksek gümrük vergileri uygulanmakta ve yerli üretim desteklenmekteydi.

Türk Traktör, bu modelin en başarılı örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir. Şirket, devlet teşvikleri ve korumacı politikalar sayesinde ilk yıllarını kârlı bir şekilde tamamlamış ve üretim kapasitesini artırabilmiştir.

7.3 Teşvikler ve Destekler

Devlet, Türk Traktör’e çeşitli teşvik ve destekler sağlamıştır. Bunların başında, fabrikanın kurulduğu tesisin Türk Hava Kurumu’ndan devralınması gelmektedir. Ayrıca, Ziraat Bankası’nın sağladığı finansal destekler, şirketin özellikle zor dönemlerde ayakta kalmasını sağlamıştır.

Yerli katkı payının artırılması hedefi de devlet politikalarının bir yansımasıdır. Sözleşmeyle belirlenen bu hedef, şirketi giderek daha fazla yerli parça kullanmaya teşvik etmiş ve Türk yan sanayisinin gelişmesine katkıda bulunmuştur.


8. Türk Traktör’ün Türk Sanayiindeki Yeri ve Önemi

8.1 Otomotiv Sanayisinin Öncüsü

Türk Traktör, Türk otomotiv sanayisinin ilk üretici kuruluşu olma özelliğini taşımaktadır. Fabrika, motorlu kara taşıtı üreten ilk tesis olarak, daha sonra gelişecek olan otomotiv sanayisinin temellerini atmıştır. Bu yönüyle Türk Traktör, yalnızca bir traktör fabrikası değil, aynı zamanda bir “okul” işlevi görmüştür.

8.2 Teknoloji Transferi ve İnsan Kaynağı Yetiştirme

Türk Traktör, teknoloji transferinin en başarılı örneklerinden birini temsil etmektedir. Minneapolis-Moline iş birliği sayesinde, Türk mühendis ve teknisyenler modern üretim tekniklerini bizzat uygulamalı olarak öğrenme fırsatı bulmuştur.

Sözleşme gereği, Türk personelin oranının beş yıl içinde %90’a çıkarılması hedefi, bilgi ve tecrübenin Türk kadrosuna aktarılmasını sağlamıştır. Bu sayede, 1960 yılından itibaren genel müdürlük dâhil bütün işler Türk personel tarafından yürütülmeye başlanmıştır.

8.3 Tarımın Makineleşmesine Katkı

Türk Traktör’ün en önemli katkılarından biri, Türkiye’de tarımın makineleşmesine yaptığı katkıdır. 1955 yılından itibaren üretilen binlerce traktör, Türk çiftçisinin iş gücünü artırmış ve tarımsal verimliliğin yükselmesini sağlamıştır.

Traktör, tarımsal mekanizasyon sisteminin en önemli unsuru olup, bir ülkenin tarımsal kalkınma düzeyinin en önemli göstergelerinden biridir. Türk Traktör’ün ürettiği traktörler, bu alandaki ihtiyacın önemli bir kısmını karşılamıştır.


9. Genel Değerlendirme ve Sonuç

Türkiye’nin ilk traktör fabrikası Türk Traktör ve Ziraat Makineleri A.Ş., 1954 yılında atılan temellerle Türk sanayi tarihinde önemli bir dönüm noktası olmuştur. Fabrikanın kuruluşu, dönemin ekonomik koşulları, siyasi iradesi ve uluslararası iş birliklerinin kesiştiği bir noktada gerçekleşmiştir.

Türk Traktör’ün başarısında şu faktörler belirleyici olmuştur:

  1. Doğru Ortaklık Modeli: Minneapolis-Moline gibi deneyimli bir firma ile kurulan ortaklık, teknoloji transferini ve bilgi birikimini sağlamıştır.

  2. Devlet Desteği: Ziraat Bankası’nın finansal desteği ve ithal ikameci politikalar, şirketin ilk yıllarını kârlı kapatmasını sağlamıştır.

  3. Yerli Katkı Hedefi: Beş yıl içinde personelin %90’ının Türk olması hedefi, bilgi birikiminin kalıcı hale gelmesini sağlamıştır.

  4. Esnek Yönetim Anlayışı: 1960 darbesi gibi siyasi çalkantılı dönemlerde bile üretimin devam ettirilmesi, şirketin kurumsal direncini göstermektedir.

Türk Traktör’ün kuruluşu, aynı zamanda Türkiye’de traktör sanayisinin gelişiminde bir “domino etkisi” yaratmıştır. Bu ilk girişimin ardından Uzel, TÜMOSAN ve diğer birçok firma traktör üretimine başlamış, Türkiye zamanla traktör üretiminde bölgesel bir güç haline gelmiştir.

Bununla birlikte, Türk Traktör’ün hikâyesi aynı zamanda gelişmekte olan ülkelerde sanayileşme çabalarının karşılaştığı zorlukları da göstermektedir. Finansal sıkıntılar, döviz krizleri, teknik yetersizlikler ve siyasi belirsizlikler, şirketin zaman zaman zor günler geçirmesine neden olmuştur.

Günümüzde Türk Traktör, Koç Holding ve CNH Industrial ortaklığında faaliyetlerine devam etmekte olup, 2024 yılı itibarıyla 1.111.111’inci traktörünü üreterek önemli bir kilometre taşına ulaşmıştır. Şirket, kuruluşunun 70. yılında hâlâ Türk tarımına hizmet etmekte ve ihracat yapmaktadır.

Türk Traktör’ün kuruluş hikâyesi, sanayileşme çabası içindeki bir ülkenin, doğru politikalar, uluslararası iş birliği ve azimle neler başarabileceğini gösteren önemli bir örnektir. Bu başarı öyküsü, günümüzde yerli üretim ve teknolojik bağımsızlık hedefleri doğrultusunda atılan adımlar için de ilham kaynağı olma özelliğini korumaktadır.


Kaynakça

  1. Türk Traktör ve Ziraat Makineleri A.Ş. Resmî Web Sitesi – Tarihçe

  2. Vikipedi – Türk Traktör maddesi

  3. Vikipedi – Uzel maddesi

  4. Vikipedi – TÜMOSAN maddesi

  5. OKTAY ARAS – Türk Traktör Tarihi 1954-1997

  6. MOMENT EXPO – Türkiye’de tarım makineleri tarihi

  7. Dergipark – Demokrat Parti döneminde (1950-1960) tarım politikaları ve Marshall yardımı

  8. Odatv – Traktörün Türkiye serüveni

  9. Webtekno – Uzel Traktör’ün hikâyesi

  10. Subcontractor – TÜMOSAN Motor Sanayi Başarı Hikayesi

  11. Tarımca Dergisi – Türkiye coğrafyasında traktör

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir