Menü Kapat

Gümüş Motor’un Kuruluş Hikayesi, Karşılaşılan Zorluklar ve Sanayi Tarihindeki Yeri: Akademik Bir Analiz

Türkiye’nin sanayileşme tarihi, ithal ikameci politikaların, kalkınma hamlelerinin ve yerli üretim hedeflerinin kesiştiği karmaşık bir öyküdür. Bu öykünün en çarpıcı bölümlerinden biri, 1956 yılında Necmettin Erbakan öncülüğünde kurulan ve Türkiye’nin ilk motor fabrikası olma özelliğini taşıyan Gümüş Motor (daha sonraki adıyla Pancar Motor) fabrikasının hikâyesidir. Bu çalışma, bir akademisyenin hayalini gerçeğe dönüştürme çabasıyla başlayan, yarım asrı aşkın bir süre Türk tarım ve sanayi hayatına hizmet eden, ancak nihayetinde kapanarak önemli dersler bırakan bu kurumun doğuşunu, gelişimini, karşılaştığı zorlukları ve Türk sanayi tarihindeki yerini akademik bir perspektifle incelemeyi amaçlamaktadır.

Gümüş Motor’un hikâyesi, yalnızca bir fabrikanın kuruluş öyküsü değil, aynı zamanda Türkiye’nin modernleşme çabalarının, yabancı sermaye ile yerli girişimcilik arasındaki gerilimin, teknoloji transferi süreçlerinin ve sanayi politikalarının başarı ve başarısızlıklarının bir yansımasıdır. Bu nedenle, Gümüş Motor örneği, gelişmekte olan ülkelerde sanayileşme dinamiklerini anlamak için de önemli bir vaka çalışması niteliği taşımaktadır .

1. Tarihsel Arka Plan: 1950’ler Türkiye’sinde Sanayileşme Dinamikleri

1.1 Demokrat Parti Dönemi Ekonomi Politikaları

1950’lerde Türkiye, Demokrat Parti iktidarıyla birlikte önemli bir ekonomik dönüşüm sürecine girmiştir. 1923-1950 döneminde Cumhuriyet Halk Partisi hükümetleri tarafından uygulanan devletçi politikaların ardından, Demokrat Parti daha özel sektör odaklı bir kalkınma modelini benimsemiştir. Bu dönemde Marshall Yardımı kapsamında ABD’den sağlanan dış yardımlar da ekonominin canlanmasında etkili olmuştur.

Tarımsal üretimin artırılması, bu dönemde hükümetin temel hedefleri arasında yer almaktaydı. Karayolları, barajlar ve sulama tesisleri gibi altyapı yatırımları hız kazanmıştı. Ancak tarımsal sulamada kullanılacak motorların tamamı yurt dışından ithal edilmekteydi. Bu durum, hem döviz kaybına yol açmakta hem de Türkiye’nin bu alanda dışa bağımlı olmasına neden olmaktaydı .

1.2 Sanayileşme İhtiyacı ve Motor Üretiminin Önemi

1950’li yılların başında Türkiye, Cumhuriyet’in ilk yıllarına kıyasla önemli bir mesafe kat etmiş olsa da, ağır sanayi ve makine imalatı alanlarında henüz istenen seviyeye ulaşamamıştı. Makine sektörü, bir ülkenin sanayileşmesinde merkezi bir öneme sahiptir. Yapılan çalışmalar, makine üretebilen ülkelerin sanayinin diğer dallarında da başarılı olabileceğini göstermektedir .

Motor üretimi, makine sektörü içinde özel bir öneme sahiptir. Bir motoru üretebilmek, yüksek düzeyde mühendislik bilgisi, hassas işçilik ve kalifiye işgücü gerektirmektedir. Bu nedenle, motor üretimine başlamak, bir ülkenin sanayileşme düzeyinin önemli bir göstergesi olarak kabul edilmektedir. Türkiye’de tarımsal mekanizasyonun yaygınlaşmasıyla birlikte, özellikle traktör ve sulama motoru ihtiyacı hızla artmıştır .

2. Necmettin Erbakan’ın Yetişmesi ve Vizyonu

2.1 Akademik Kariyeri ve Almanya Yılları

Gümüş Motor’un kuruluş hikayesini anlamak için, fabrikanın ilk genel müdürü ve fikir babası olan Necmettin Erbakan’ın yetişme sürecini detaylı olarak incelemek gerekmektedir. Erbakan, İstanbul Teknik Üniversitesi’ni 4 üzerinden 3.96 gibi yüksek bir not ortalamasıyla birincilikle bitirmiş ve aynı üniversitenin yüksek lisans programında hazırladığı tezle büyük başarı elde etmiştir. Bu başarısı nedeniyle Almanya’daki Aachen Teknik Üniversitesi’ne gönderilmiştir .

Aachen Teknik Üniversitesi’nde geçirdiği süre zarfında Erbakan, üç önemli tez hazırlamıştır:

  1. Doktora tezi

  2. İTÜ için doçentlik tezi

  3. Alman İktisat Bakanlığı için “Motorlarda Ekonomi” başlıklı tez

Özellikle dizel motorlarda püskürtülen yakıtın nasıl tutuştuğunu matematiksel olarak açıklayan tezi, Alman dergilerinde yayımlandığında büyük ilgi görmüştür. Bu tez, dönemin önde gelen motor üreticilerinden DEUTZ fabrikalarının Genel Müdürü Prof. Dr. Flatz’ın da dikkatini çekmiş ve Erbakan’ı Leopard tanklarının motorlarıyla ilgili araştırma yapmak üzere DEUTZ’a davet etmiştir .

Erbakan, Almanya’da bulunduğu süre boyunca sadece akademik çalışmalar yapmakla kalmamış, aynı zamanda Alman sanayisini de yakından tanıma fırsatı bulmuştur. Alman Ekonomi Bakanlığı tarafından, Ruhr sahasındaki fabrikalarda araştırma yapmak üzere kurulan ekibin içerisinde yer alan Erbakan, 15 gün boyunca bölgedeki ağır sanayi fabrikalarını gezmiştir. Savaştan yeni çıkmış Almanya’nın yeniden yapılanma sürecini yerinde gözlemleme imkânı bulan Erbakan, ilerleyen yıllarda sıkça dile getireceği “ağır sanayi hamlesi” fikrini bu dönemde kafasında şekillendirmeye başlamıştır .

2.2 Türkiye’ye Dönüş ve Motor Üretme Hayali

1953 yılında doçentlik sınavlarına girmek için Türkiye’ye dönen Necmettin Erbakan, 27 yaşında İTÜ tarihinin en genç doçenti olarak okul tarihine geçmiştir. Doçent olduktan sonra tekrar Almanya’ya giderek DEUTZ firmasında altı ay süreyle baş araştırma mühendisi olarak çalışmıştır.

1954 yılında Türkiye’ye dönen Erbakan, askerlik görevini tamamladıktan sonra İTÜ’nün Motorlar Laboratuvarı’nda çalışmalarına devam etmiştir. Tam bu sırada, Demokrat Parti hükümetinin tarımsal sulamada kullanılacak motorların üretimi için bir fabrika kurulmasını öngören projesi gündeme gelmiştir. Bu proje, Erbakan’ın yıllardır hayalini kurduğu yerli motor üretimi için bir fırsat olarak değerlendirilmiştir .

3. Gümüş Motor Fabrikasının Kuruluşu

3.1 Projenin Hayata Geçirilmesi ve Ortaklık Yapısı

Erbakan’ın hayalinin peşinden gitmek üzere akademik çevreden ayrılarak iş hayatına atılmasıyla birlikte, projenin hayata geçirilmesi için yoğun çalışmalar başlamıştır. Projenin temel hedefi, tarımsal sulamada kullanılacak 5-15 beygir gücünde tek ya da çift silindirli dizel motorlar ile pompalar üretecek bir fabrika kurmaktı .

Fabrikanın kuruluşunda dikkat çeken en önemli özelliklerden biri, ortaklık yapısı olmuştur. Her bir hissedarın %5’ten fazla hisse sahibi olamayacağı bir model benimsenmiş ve bu kapsamda yaklaşık 300 ortak bir araya getirilmiştir. Bu model, sermayenin tabana yayılmasını ve tek bir odağın kontrolünde olmamasını hedeflemekteydi. Hükümet de projeye 1 milyon 300 bin dolarlık bir yardımda bulunmuştur .

3.2 Fabrikanın Kuruluş Tarihi ve İlk Adımlar

26 Ocak 1956 tarihinde, Gümüş Motor Fabrikası resmen kurulmuştur. Fabrikanın genel müdürlüğüne, projenin mimarı olan Necmettin Erbakan getirilmiştir. 1 Temmuz 1956’da Bayrampaşa’da fabrikanın temelleri atılmıştır .

Gümüş Motor isminin seçilmesiyle ilgili olarak farklı yorumlar bulunmakla birlikte, Erbakan’ın bağlı olduğu Gümüşhanevi Tekkesi ile ilişkilendirildiği de ifade edilmektedir .

Fabrika, dönemin en ileri teknolojik ekipmanlarıyla donatılmış ve küresel markalarla iş ortaklıkları kurulmuştur . Kuruluş aşamasında, Almanya’daki motor üretim tecrübesinden yararlanılmış ve teknoloji transferi yapılmıştır.

3.3 İlk Üretim ve Ürün Yelpazesi

Yoğun çalışmalar ve hazırlık sürecinin ardından, 20 Mart 1960 tarihinde Gümüş Motor fabrikası, 250 çalışanıyla birlikte üretime başlamıştır. İlk etapta üretilen motorlar, 9, 15 ve 30 beygir gücünde (PS) tek ve çift silindirli dizel motorlardı .

Fabrika, aynı zamanda derin kuyu pompaları da üreterek Türk çiftçisinin önemli bir ihtiyacını karşılamıştır. Devlet Su İşleri’nin verdiği bütün siparişleri karşılayacak kapasiteye sahip olan fabrika, kısa sürede tarım sektörünün vazgeçilmez tedarikçilerinden biri haline gelmiştir .

4. İsim Değişikliği ve Dönüşüm Dönemi

4.1 1964 Kriz ve Hisselerin Devri

Gümüş Motor, kuruluşundan itibaren geçen sekiz yılın ardından, 1964 yılında ciddi sermaye sorunlarıyla karşı karşıya kalmıştır. Bu dönemde fabrikanın başarısından rahatsız olan bazı çevrelerin, ithal motorları piyasaya sürerek Gümüş Motor’un rekabet gücünü zayıflatmaya çalıştığı ileri sürülmektedir. Bu kapsamda, ithal edilen motorların birkaç yıl boyunca büyük zararlar göze alınarak iç piyasaya sürüldüğü belirtilmektedir .

Sermaye sorunları nedeniyle hisselerin çoğunluğu Pancar Kooperatifi ve Şeker Fabrikalarına geçmiştir. Bu devirle birlikte Necmettin Erbakan, genel müdürlük görevinden ayrılmak zorunda kalmıştır. Erbakan’ın ayrılmasıyla birlikte, şirketin adı da “Pancar Motor” olarak değiştirilmiştir .

4.2 Alman Hatz ile Lisans Anlaşması

1965 yılında, yeni yönetim altında Pancar Motor, Alman Hatz firması ile bir lisans anlaşması imzalamıştır. Bu anlaşma kapsamında, benzinli ve hava soğutma sistemli motor üretimine geçilmiştir . Lisanslı üretim, teknolojiye erişim açısından önemli olsa da, şirketin Ar-Ge kapasitesinin gelişmesi üzerinde sınırlayıcı bir etki yapmış olabilir.

TEPAV’ın analizine göre, bu dönemde Türkiye’de makine sektöründe profesyonel şirket yönetimi anlayışının henüz tam olarak yerleşmemiş olması, şirketin uzun vadeli başarısını sınırlayan faktörlerden biriydi. Teknik bir işi çekirdekten yetişme kadrolarla yürütüp büyütmek ne yazık ki mümkün olamamıştır .

5. Altın Yıllar: Pancar Motor Efsanesi

5.1 1970’ler ve 1980’lerde Yükseliş

1980’lerin başına kadar Pancar Motor için her şey yolunda gitmiştir. Ürünler sağlam ve kullanıcı ihtiyaçlarına uygun olduğu için geniş kitleler tarafından tercih edilmiştir. Tarım faaliyetlerinin büyük oranda devlet desteği aldığı bu dönemde motorlar çok satılmış ve şirket yavaş yavaş yaşayan bir efsane halini almıştır .

Bu dönemde Pancar Motor’un başarısı o kadar büyük olmuştur ki, Türkiye’de kullanılan tüm motorlara, markasına bakılmaksızın halk arasında “Pancar Motor” denilmeye başlanmıştır. Bu durum, markanın ne denli yaygın ve etkili olduğunun en önemli göstergesidir .

5.2 İhracat Başarısı

Pancar Motor, yalnızca iç piyasada değil, uluslararası pazarlarda da başarı elde etmiştir. Türkiye dışında başta Afrika ve Ortadoğu olmak üzere birçok ülkeden alıcı bulmuştur . Bu durum, Türk mühendisliğinin ve üretim kalitesinin uluslararası düzeyde kabul gördüğünü göstermesi açısından önemlidir.

Şirket, Türkiye geneline yayılan geniş bir bayi, yedek parça ve tedarikçi ağı kurmuştur. Bu ağ, hem istihdam yaratmış hem de tarım sektörüne hizmet eden bir ekosistemin oluşmasına katkıda bulunmuştur .

6. Karşılaşılan Zorluklar ve Çöküş Süreci

6.1 1990’larda Başlayan Gerileme

1980’lerin başından itibaren tarımsal politikaların değişmesi ve tarıma verilen desteklerin azalması, Pancar Motor’u olumsuz etkilemiştir. Tarımsal üretimdeki dalgalanmalar, motorlara olan talebi doğrudan etkilemekteydi.

1990’lı yıllardan itibaren Pancar Motor, giderek zarar eden bir yapı haline gelmiştir. Üretim veriminin düşmesi, üretim kapasitesinin artmaması (hatta her yıl düşmesi), yükselen maliyetler ve artan rekabet, şirketin gücünü yitirmesine neden olmuştur . Şirket, iki defa devlet desteği alarak iflastan kurtarılmaya çalışılmıştır .

6.2 Yönetim Sorunları

TEPAV’ın analizine göre, Pancar Motor’un yaşadığı sorunların temelinde üç faktör bulunmaktadır :

Birincisi, Türkiye’de makine sektöründe profesyonel şirket yönetimi anlayışının henüz tam olarak yerleşmemiş olmasıdır. Alaylı yönetimler vasatı aşmaya imkân sağlamamıştır. Motor gibi karmaşık bir ürünü üretebilen bir şirket, şirket yönetiminde aynı hüneri gösterememiştir. Okyanusu geçip derede boğulmak gibi bir durum yaşanmıştır.

İkincisi, makine sektörü şirketlerinin kendilerini yenileyememesi, dışarıya açılamaması ve alternatif finansman kaynaklarına erişememesidir. Oysa aynı dönemde Çinli Goldwind şirketi, Alman Vensys şirketini satın alarak teknoloji kapasitesini güçlendirmiş ve küresel bir oyuncu haline gelmiştir. Pancar Motor ise kapasitesini geliştirememiştir.

Üçüncüsü, Türkiye’nin makine sektörünü etkileyen destek sisteminin tasarımı üzerinde yeniden düşünülmesi gerektiğidir.

6.3 Kira Borçları ve Tasfiye Süreci

Pancar Motor’un sonunu hazırlayan en önemli faktörlerden biri, fabrikanın üzerinde kurulu bulunduğu arsanın kira borçları olmuştur. Fabrika arazisinin sahibi konumundaki Kayseri Şeker Fabrikası, son dokuz yılda ödenmeyen kira borçları nedeniyle mahkeme kararına dayanarak fabrikanın tahliyesini istemiştir .

2010 yılında, arsa sahibi de olan bazı pay sahipleri açtıkları davayı kazanmıştır. Bunun üzerine şirket, 2011 yılında kapatılmıştır . Fabrikanın üzerinde bulunduğu Bayrampaşa’daki arazi, şirketin birikmiş zararlarını ve borçlarını kat kat karşılayacak kadar değerliydi. Bu durum, İstanbul’da artan gayrimenkul fiyatlarının sanayi faaliyetlerini nasıl kârsızlaştırdığını göstermektedir .

Pancar Motor’un son genel müdürü Yalçın Arsan, 2009 yılında teknik açıdan iflas etmiş durumda olan şirketi iki yıl daha ayakta tutmaya çalışmış, ancak sonunda “kapıya kilidi vuran” kişi olmuştur .

7. Türk Sanayi Tarihindeki Yeri ve Mirası

7.1 56 Yıllık Bir Sanayi Mirası

Gümüş Motor/Pancar Motor, tam 56 yıl faaliyet göstermiştir. Bu süre zarfında Türk tarım ve sanayi hayatına önemli katkılarda bulunmuştur. Şirket kapatıldığında bile, Türkiye genelinde halen yaklaşık 500 bin adet Pancar Motor imalatı ürünün kullanıldığı bilinmektedir . Bu rakam, üretilen motorların kalitesi ve dayanıklılığı hakkında önemli bir fikir vermektedir.

Şirketin ürünleri, uzun yıllar boyunca Türk çiftçisi tarafından kullanılmış ve “Pancar Motor” ismi Türkiye’de bir efsane haline gelmiştir . Fabrikada üretilen makinelerin kalitesi o kadar yüksekti ki, şirketin kapanmasından yıllar sonra bile bu ürünlerin kullanılmaya devam etmesi dikkat çekicidir.

7.2 Yerli Otomobil Fikrine Etkisi

Gümüş Motor, sadece tarım motoru üretimiyle sınırlı kalmamış, aynı zamanda Türkiye’de yerli otomobil üretimi fikrinin de temellerini atmıştır. 4 Mart 1961’de gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısına davet edilen Necmettin Erbakan, otomobil ve otobüs gibi nakil vasıtalarının Türkiye’de yapılmasının mümkün olduğunu anlatan bir sunum yapmıştır .

Erbakan’ın Bakanlar Kurulu’nda yaptığı sunumda şu ifadeleri kullanmıştır:

“Faydalarını şu noktada toplamak mümkün. Bir kere, memleketimizde döviz tasarrufu temin edilecek. Otomobil imalatıyla birçok sanayi kollarına iş imkanları açılacak. Halk nezdinde de sınai gücümüzün itibarı artacak ve milli güven yükselecek. Beynelmilel itibarımız da artacaktır. Türkiye’de imal edilecek otomobilden yakın şarka geniş miktarda ihracat da yapılacaktır.”

Bu sunumdan sadece üç ay sonra, 10 Haziran 1961’de “Devrim” otomobilinin imalatı için ilk toplantı yapılmıştır. 29 Ekim 1961’de Devrim otomobilinden dört adet imal edilmiştir .

7.3 Başarısızlıktan Alınacak Dersler

Pancar Motor deneyimi, Türk sanayi tarihi için önemli dersler içermektedir :

Birincisi, makine sektörü bir ülkenin sanayileşmesinde merkezi bir öneme sahiptir. Makine üretebilecek, motor yapabilecek bir beceri birikimine sahip olan bir ülke, başka sanayi dallarında da başarılı olabilme potansiyeline sahiptir.

İkincisi, şirketlerin sürdürülebilir bir sanayi faaliyeti yürütebilmeleri için profesyonel yönetim anlayışının yerleşmesi gerekmektedir. Teknik bilgi ile yönetim becerisinin birleşmesi, uzun vadeli başarının anahtarıdır.

Üçüncüsü, şirketlerin kendilerini yenileme ve dışarıya açılma kapasitelerini geliştirmeleri gerekmektedir. Pancar Motor, uluslararası rekabetin arttığı 1990’lı yıllarda bu kapasiteyi gösterememiştir.

Dördüncüsü, sanayi politikalarının tasarımı ve uygulanması büyük önem taşımaktadır. Pancar Motor, zamanında doğru destekleri alabilseydi, bugün Çinli Goldwind gibi küresel bir oyuncu haline gelebilirdi .

8. Makine Sektörü ve Sanayi Politikaları Bağlamında Değerlendirme

8.1 Gelişmekte Olan Ülkelerde Makine Sektörünün Önemi

Gelişmekte olan ülkelerde makine sektörü, teknolojik bağımsızlığın ve sürdürülebilir kalkınmanın temel belirleyicilerinden biridir. Makine üretebilen ülkeler, ithal etmek zorunda oldukları teknolojik ürünlerin maliyetini düşürebilir, aynı zamanda bu ürünleri ihraç ederek döviz kazancı sağlayabilirler.

Gümüş Motor/Pancar Motor deneyimi, bu tezi doğrular niteliktedir. Şirketin faaliyet gösterdiği 56 yıl boyunca, Türkiye’nin motor ithalatında önemli ölçüde döviz tasarrufu sağlanmıştır. Ayrıca şirket, Ortadoğu ve Afrika pazarlarına ihracat yaparak döviz kazancı da elde etmiştir .

8.2 Teknoloji Transferi ve Yerli Üretim Kapasitesi

Gümüş Motor, teknoloji transferi ile yerli üretim kapasitesi arasındaki ilişkiyi anlamak açısından önemli bir örnektir. Şirket, kuruluş aşamasında Alman teknolojisinden yararlanmış, ancak zamanla kendi Ar-Ge kapasitesini geliştirme konusunda yeterli başarıyı gösterememiştir.

Oysa ki, teknoloji transferinin başarısı, transfer edilen teknolojinin özümsenmesi ve geliştirilmesi ile ölçülmelidir. Pancar Motor, 1965 yılında Alman Hatz ile yaptığı lisans anlaşmasının ardından, kendi teknolojisini geliştirme konusunda yeterli adımı atamamıştır .

Bu bağlamda, Çinli Goldwind şirketinin başarı öyküsü dikkat çekicidir. Goldwind, 2007 yılında Alman Vensys şirketini satın alarak sadece lisanslı üretim yapmakla kalmamış, fikri mülkiyet haklarını ve Ar-Ge kapasitesini de bünyesine katmıştır. Bu sayede rüzgâr türbini üretiminde küresel bir oyuncu haline gelmiştir .

9. Sonuç ve Değerlendirme

Türkiye’nin ilk motor fabrikası Gümüş Motor’un hikayesi, bir ülkenin sanayileşme çabalarının, başarılarının ve başarısızlıklarının çarpıcı bir özetidir. 1956 yılında bir akademisyenin hayali olarak başlayan bu serüven, 56 yıl boyunca Türk tarımına ve sanayisine hizmet etmiş, binlerce kişiye istihdam sağlamış, milyonlarca motor üreterek Türkiye’nin motor ithalatında önemli ölçüde döviz tasarrufu yapmasını sağlamıştır.

Ancak aynı hikaye, Türk sanayisinin yapısal sorunlarını, yönetim zafiyetlerini ve sanayi politikalarının yetersizliğini de gözler önüne sermektedir. Pancar Motor, 1990’lı yıllarda artan rekabete ayak uyduramamış, kendini yenileyememiş ve nihayetinde kapanarak önemli bir sanayi mirasının yok olmasına neden olmuştur.

Pancar Motor’un son genel müdürünün de ifade ettiği gibi, “Pancar Motor’da ne oldu?” sorusunun yanıtı hem çok şey hem de hiçbir şeydir. Çok şey, çünkü bu hikaye Türk sanayisinin potansiyelini, girişimcilik ruhunu ve üretim yeteneğini göstermektedir. Hiçbir şey, çünkü bu potansiyel ne yazık ki kalıcı başarıya dönüşememiştir .

Günümüzde Pancar Motor’un Bayrampaşa’daki fabrika arazisinde bir alışveriş merkezi yapılması planlanmaktadır . Bu durum, İstanbul’da sanayinin şehir dışına kayması sürecinin bir parçası olarak değerlendirilebilir. Ancak Pancar Motor’un makineleri, en büyük bayisi tarafından satın alınmış ve Çerkezköy’de Gümüş Motor ismiyle yeniden üretime başlamıştır . Bu durum, en azından bir nebze olsun umut vermektedir.

Sonuç olarak, Gümüş Motor/Pancar Motor deneyimi, Türkiye’nin sanayileşme tarihinden alınması gereken önemli dersler barındırmaktadır. Bu dersler, sadece motor sektörü için değil, Türkiye’nin gelecekteki sanayileşme çabaları için de yol gösterici niteliktedir.

Kaynakça

  1. Elmas, T. (2018, 7 Kasım). Türkiye’nin ilk motor fabrikası nasıl sustu? GZThttps://www.gzt.com/ekonomi/turkiyenin-ilk-motor-fabrikasi-nasil-sustu-3462314

  2. TEPAV. (2015, 13 Ocak). Siz Pancar Motor’un hikâyesini biliyor musunuz? TEPAV Bloghttps://tepav.org.tr/tr/blog/s/5064

  3. Pektaş, İ. (t.y.). Yerli ve Milli Üretime Adanmış Ömürler-7: Türkiye’nin İlk Motor Fabrikası: Gümüş Motor. Subconturkeyhttps://subconturkey.com.tr/turkiyenin-ilk-motor-fabrikasi-gumus-motor/

  4. Moment Expo. (t.y.). Türkiye’nin 55 Yıllık Pancar Motor Serüveni. Moment Expohttps://www.moment-expo.com/tr-tr/8/icerikler/nostalji/turkiyenin-55-yillik-pancar-motor-seruveni

  5. Dersimiz Tarihin. (2025, Şubat). Gümüş Motor Fabrikası Tarihi. Dersimiz Tarihin Bloghttps://dersimiztarihin.blogspot.com/2025/02/gumus-motor-fabrikas-tarihi.html

  6. Palabıyık, D. Ç. (2020, 8 Ocak). İlk yerli otomobil fikri Necmettin Erbakan’dan. Anadolu Ajansıhttps://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/ilk-yerli-otomobil-fikri-necmettin-erbakandan/1695993

  7. Arsan, Y. (t.y.). Pancar Motor’da Ne oldu? Mediumhttps://medium.com/dili-turkce-in-turkish/pancar-motorda-ne-oldu-dcc336a3ecb2

  8. Onedio. (t.y.). İlk Motor Fabrikamızdı: Erbakan’ın Kurduğu ve Dünyaya Kafa Tutmasına Rağmen Göz Göre Göre Terk Edilen Proje. Onediohttps://onedio.com/haber/ilk-motor-fabrikamizdi-erbakan-in-kurdugu-ve-dunyaya-kafa-tutmasina-ragmen-goz-gore-gore-terk-edilen-proje-885670

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir